7/11/2009 ·
'Aldatan, sizi sakın Allah ile aldatmasın.' (Kur'an; Lukman 33, Fatır 5, Hadıd 14)
Bu kitap okunmalı ki biraz olsun aydınlanabilesiniz.Tam anlamıyla aydınlanmak için ne yapılması gerektiğini epey bir tekrar ediyor.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
7/11/2009 ·
Bazı üniversitelerde de alıştırmaya çok az önem verilir. Halbuki değişik alıştırmalarda konunun değişik yönleri öğrenilir, alıştırmanın önemi budur. Teorem, ispat sorulur. Aynı teorem her sene sorulur. Sınavlarda her sene aynı sorular sorulur. Bu sorular üniversite merkezlerinde veya şehirdeki fotokopicilerde satılır. Rakamları, verileri değiştirilerek sorulur. 15 senedir aynı soruları soran hocalar tanıyorum. Kendilerinden çıkmış sorular istendiğinde vermezler. Korku salarlar. Muhabbetler hep sınav üzerindedir kantinlerde. Konular öğrenilmez, ezberlenir. Deli gibi, resmen ezberlenir. Bilinmez. Bu üniversitelerden mezun olan bölüm birincilerinin neredeyse hiç biri sağlam bir yerde master/doktora yapamamıştır, yapamamaktadır. Ders yükünün çokluğundan, öğrenci sayısının fazlalığından, çok fazla diğer bölümlere ders vermekten kendi öğrencilerine odaklanamazlar hocalar. Soru sorulunca "Dersten sonra gel." diye kaçamak yanıt verirler. Sınavda ondan sorumlu değilsiniz, derler. Öğrenciler sürekli "Sınavda bu çıkar mı?" diye sorarlar. Hocalar ödev verirler ama ödevleri toplamazlar! Öğrenci üzerinde biraz bir baskı oluşmadığı için öğrenci sadece vize ve final gecesi çalışır. Öğrenci sadece vize ve finale girer. Hiç kuiz olmadan hiç ödev yapmadan A+ ile geçer. Bölüm, bir devlet dairesi gibidir, bir devlet bankası gibi. Öğrencilere saygı duymaz hocalar. Öğrencilerin kapasitesine inanmazlar. Dersler programdakinden 40 dk önce biter. 1 saat 35 dakikalık ders çoğunlukla 1 saat 10 dakikada biter. 1 saat 35 dakikalık dersin 25 dakika işlendiğine şait oldum defalarca. Bölüm içi denetim yoktur. Bölüm dışından objektif değerlendirme de yoktur. Anket yapılır laf olsun diye. Bölüm başkanı kavramı çok önemlidir. Halbuki o kadar da önemli olmaması gerekir. Herkes prof., öğr. üye oldum diye kasınır. Kendi alanının en temel sorusunu, bazı üniversitelerde lisansta okutulan bir teoremi 3 senedir Ar. Gör. olup da öğren(e)meyen vardır. Bunun bir sebebi de lisansta aynı Ar. Gör.'ün hocaları tarafından aşağılanmasıdır. Öğrenci var olan kapasitesinin farkında varamaz, vardırılmaz, varmaya çalışsa engellenir, aşağılanır. Suratına pis pis sırıtılır. Tek amaçları 1.300 YTL maaşını alıp evlenip çocuk yapmaktır. Bürorasi havası, artisliği onları bir örümcek gibi kaplamıştır. [...] Derse gelince ilk işleri öğrenciyle boş sohbet etmektir. Halbuki kaliteli bir matematikçi boş muhabbetle, gereksiz espirilerle, öğrenciye şirin gözükme çabasıyla vakit kaybetmemelidir. Sınıfa girer girmez tahtaya yönelmelidir vakit kaybetmeden. Az ama öz konuşur. [...] Suratlarında her zaman alaycı bir gülümseme vardır. Öğrenciyle aralarında hep önemli bir mesafe vardır. Yukarıdan bakarlar. Gerçekten bir ağabey, bir baba gibi yaklaştıklarında ise inandırıcı olamazlar.
Önemli bir matematiçiye göre, bir matematik bölümünün kalitesi seminerlere katılımla ölçülür. Ben de diyorum ki, bir matematik bölümünün öğrencilerinin kalitesi "Sınavlarda bu çıkar mı?" diye soran öğrencilerin sayısının azlığıyla ölçülür.
Yukarıda bazı matematik bölümlerinden bahsettim. Hocaları ünvan almak için gereksiz kitaplar yazarlar. (Zaten sürüyle var olan Gıda Teknikerliği vb. bölümler için "Temel Matematik" kitapları gibi.) Kalitesiz makale yayımlarlar. Bir arpa boyu yol alamamışlardır yıllardır. Çünkü merak ettikleri, matematik değil, mutlu bir hayat sürmektir. Evlenmek, çocuk yapmak. Sadece bu. Matematiksiz, mutlu bir hayat. O kadar zor alanlarla uğraşanları vardır mesela. O alanı bilmek için 3- 4 alan bilmek gerekir. Ama sadece problemin adı var diye uğraşırlar. Yıllardır doktorayı bitiremezler. Bitiremeyebilirler ama hiç ilerleyemezler çünkü problem çok ama çok zordur ve öğrenci yanlış yönlendirilmiştir. Araştırma grubu yoktur bölümde doğru dürüst. (Doğru dürüst araştırma grubu olmayıp olağanüstü araştırmacı yetiştiren bölümler vardır, çünkü hocaları tek tek çok kalitelidir.)
Yukarıda anlattığım matematik bölümlerinden matematikçi yetişmez. Türkiye'de en fazla 10 üniv. hariç geri kalan matematik bölümleri böyledir.
Metin Odun
Yorum (yok)
Yorum yaz!